Şok Diyet

Zaten yemek yeme konusunda beynimizi istediğimiz gibi kontrol edebiliyor olsaydık bugün için şişmanlık bir problem olmaktan çıkacaktı. Dolayısıyla henüz böyle bir gelişme olmadığı için fazla kilolarımızdan kurtulmak istiyorsak kesinlikle beslenme programımızı düzenlememiz gerekmektedir. Daha önceden bahsettiğimiz özel davetler söz konusu olduğunda ise durum daha da vahimdir. çünkü kilo vermek için çok daha az vaktimiz vardır. Bir an önce o özel günde giyeceğimiz elbiseye sığmalıyız. O gün herkes ne kadar kilo verdiğimizi söylemeli. O gün ortamda kendimizi fit hissetmeliyiz. Kalan kısa sürede çok hızlı kilo vermenin formülü ise şok diyetlerdir.

"MAJOR KARDİYOVASKÜLER CERRAHİ AMELİYAT ÖNCESİ (PREOPERATİF) HEMŞİRELİK BAKIMI "

Hasta, major kardiyovasküler ameliyatlardan önce tedavi ve bakım gereksinimine bağlı olarak, ameliyattan birkaç gün önce kliniğe yatırılabileceği gibi, birkaç hafta önce de yatırılabilir. Örneğin; kalp tarnsplantasyonu olacak hastalar medikal tedavilerini sürdürmek ve tüm tetkiklerinin takip ve kontrolü için ve de kalp bulununcaya kadar pre op klinikte yatırılabilir.

Bu dönemde, hastanın durumunun iyi bir şeklide değerlendirilebilmesi, ameliyat  öncesi ve sonrası dönemde ortaya çıkabilecek sorunlara ilişkin verilerin toplanmasına bağlıdır. Bu veriler; hasta dos¬yasından, laboratuvar testlerinden, hasta yakınlarından ve hastayla yapılan görüş¬meden elde edilebilir.

Majör Kardiyovasküler Ameliyatlar;

• Kalp Transplantasyonları

• Kapak + Bypass Ameliyatları

• Pediyatrik Kalp Ameliyatları,

• Erişkin Konjenital Ameliyatları

• Anevrizmalar

• Bental Ameliyatlar

• Morfan Sendromu Ameliyatları

• Göğüs Cerrahisi Ameliyatları

• Koroner + Diğer Sistem Ameliyatları

• Gebelerde KVC Ameliyatları olarak sıralanabilir.

Major Kardiyovasküler Cerrahi hastasının ameliyat öncesi hemşirelik bakımının amacı, hastanın psikolojik ve fizyolojik açıdan olabileceği en iyi durumda ameliyat ile karşı karşıya gelmesini sağlamak, ameliyathanede yaşanabilecek sorunları önlemek, komplikasyon gelişmesini engelleyerek hastanın en kısa sürede sosyal hayatına üretken bir biçimde dönmesine yardımcı olmaktır.

       Hastanın Major Kardiyovasküler Cerrahiye aday olduğu düşünüldüğünde tüm medikal durumunun ve yandaş hastalıklarının geniş kapsamlı değerlendirilmesi gerekmektedir. Post operatif mortaliteyi azaltmak için pre-op hazırlık eksiksiz olarak tamamlanmalıdır.





Hemşirenin, hastayla yapacağı görüş¬me aşağıda belirtilen konuları kap¬samalıdır:

• Hastanın demografik özellikleri (kimlik bilgileri, yaşı, cinsiyeti, medeni durumu, mesleği, dini inancı, yakınları ve bu kişilerin bilgileri vb.)

• Hastanın sağlık güvencesi,

• Hastalık hikayesi,

• Hastanın, önemli bir hastalığı var mı ya da hasta önceden ameliyat olmuş mu,

• Hasta önceden kullandığı ilaçlar, şu anda kullandığı ilaçlar,

• Hastanın alerjisi ya da diyet kısıtlaması,

• Hastanın yapılacak ameliyata iliş¬kin bilgisi veya herhangi bir sorusu,

Hemşirenin bu görüşmeyle ve hastayı gözleyerek elde edeceği veriler, hastanın gereksinimlerinin saptanmasına ve iyi bir bakım planı geliştirilmesine yardımcı olacaktır.

Hastanın pre op kliniğine yatırılma¬sıyla başlayan ameliyat öncesi hazırlık ve bakım dört yönden ele alınabilir:

1. Psikolojik hazırlık,

2. Fizyolojik hazırlık,

3. Yasal hazırlık

4. Ameliyat öncesi eğitim.



PSİKOLOJİK HAZIRLIK

Ameliyat, hasta için sadece fizyolojik bir stres kaynağı olmayıp aynı zamanda güçlü bir psikolojik stres kaynağıdır. Bu ne¬denle hastanın ameliyat öncesi psikolojik hazırlığı önemlidir.

Hastalar ameliyatın kendileri için ya¬rarlı olduğunu kabul etseler de, ameliyatın risklerinden korkarlar. Ameliyat öncesin¬deki anksiyete nedenlerinin en önemlilerinden birisi bilinmeyen korkusudur.¬ Bu dönemde hastalarda görülen diğer korkular arasında ameliyat sonrası, kanser olma ihtimali, organ kaybı, ölüm tehlikesi, anestezi tehlikesi, işini kaybetme, cinsel hayatını kaybetme, sevdiği kişi ve aktivitelerden uzak kalma korkusu sayılabilir. Ameliyata ilişkin korkular ameliyatın büyüklüğü ile orantılı değildir. Ameliyatın küçük olması hastanın az korkmasını / kork¬mamasını gerektirmez.

Ameliyat olacak hastalar bazen sakin ve içine kapalıdır, bazen çocuk gibi bağımlı davranırlar ve bazen de hastalığını inkar edip belirti ve bulguları gizleyebilirler.

Ameliyat öncesi dönemde psikolojik olarak iyi hazırlanmayan ya da depresyon, paranoya gibi psikolojik sorunları olan has¬talar; ameliyat stresine uyum gösteremezler, buna bağlı olarak komplikasyonlar gelişebilir ve hastanın iyileşmesi gecikebilir.

Hastanın korkulanını açıkla¬masına fırsat verilmeli ve ameliyata ilişkin gerekli açıklamalar yapılarak hasta des¬teklenmelidir.

Ameliyat öncesi dönemde psikolojik hazırlık:

• Anksiyeteyi gidermeye ,

• Ameliyatta az anestezik, ameliyat sonrasında az analjezik kullanılmasına,

• Ameliyat sonrasında yaşam bulgularının kısa sürede düzene girmesine,

• Strese tepki olarak salınacak olan kortikostreoid hormonların az salınmasına,

• Ameliyat sonrasında hızlı iyileşmeye ve erken taburcu olmaya yardımcı olur

Araştırmalar, psikolojik yönden iyi hazırlanan hastaların ameliyat travmasıyla daha iyi baş edebildiklerini, komplikasyonların daha az geliştiğini ve hastaların daha kısa sürede iyileştiğini göstermektedir.

Bilgilendirme ve eğitim sırasında gerekli durumlarda psikolog ve psikiyatri desteği de alınmalıdır.



FİZYOLOJİK HAZIRLIK

Major Kardiyovasküler Ameliyatlarda komplikasyon ve ölüm riskini en aza indirebilmek için hastanın genel sağlık durumu mümkün olan en iyi düzeye getirilmelidir. Ameliyat öncesinde hastanın sağlık du¬rumu, iyi bir fizyolojik değerlendirmeyle be¬lirlenebilir.

Fizyolojik değerlendirme:

• Yaş,

• Ağrı,

• Beslenme durumu,

• Sıvı-elektrolit dengesi,

• Enfeksiyon,

• Kardîyovasküler fonksiyon,

• Pulmoner fonksiyon,

• Renal fonksiyon,

• Gastrointestinal fonksiyon,

• Karaciğer fonk¬siyonu,

• Endokrin fonksiyon,

• Nörolojik fonksiyon,

• Hematolojik fonksiyon

• Diş Kontrolleri (kapak ameliyatları)

• Kullanılan ilaç konusundaki bilgileri kapsar.

YAŞ:  Çocuklar, gençler ve orta yaştaki erişkinler genellikle ameliyatı iyi tolere ederler, küçük bebekler ve yaşlıların ame¬liyatta oluşabilecek komplikasyon/ölüm riski yüksektir.

AĞRI: Ağrı önemli bir fizyolojik be¬lirleyicidir ve dikkatli bir şekilde izlenmelidir. Hemşire, hastadan ağrının nasıl başladığını, nasıl azaldığını, ağrı düzenini (sürekli, aralıklı} tanımlamasını istemelidir. Ağrının tanımlanması kadar hastanın ağrıya tepkisinin de değerlendirilmesi önemlidir. Ağrıya karşı tepki kişiden kişiye farklılık gösterir. Bu durumda ağrı skalası kullanılarak değerlendirme yapılmalıdır. Ağrını tanımlanması sonucunda da gerekli müdahaleler yapılmalıdır.

BESLENME DURUMU: Hastanın ame¬liyat öncesi dönemdeki beslenme durumu, ameliyat riskinin belirlenmesinde önemlidir. Ameliyatın başarısı ve ameliyat sonrası iyileşme, beslenme durumuyla doğrudan ilişkilidir. Ameliyat öncesi dönemde bes¬lenmeye İlişkin iki önemli sorun; protein, demir ve vitamin yönünden yetersiz bes¬lenmiş olmak ve obezitedir. Ameliyat öncesi beslenme düzenlenmeli ve obeziteye ilişkin önlemler alınmalı ve hatta hastanın durumuna göre ameliyat tarihi zayıflama programına göre belirlenmelidir.

SIVI ELEKTROLİT DENGESİ: Sıvı-elektrolit dengesi hücrelerin normal fonksiyonlarını sürdürebilmeleri için önemlidir. Bu nedenle, ame¬liyat öncesi dönemde sıvı-elektrolit dengesizlikleri kesinlikle düzeltilmelidir.

ENFEKSİYON: Her enfeksiyon, basit bir soğuk algınlığı bile ameliyatı kötü yönde etkileyebilir. Ayrıca ameliyat yapılacak yer, enfeksiyonun drene olduğu lenf düğümle¬rine yakınsa, ameliyat sonrasında yara enfeksiyonu riski artar. Bu nedenle tüm ekip çalışanları hapşırık, öksürük, boğaz yangısı, yüksek ateş, deri lezyonları ve laboratuar bul¬gularını enfeksiyon yönünden çok iyi değerlen¬dirmelidir. Gerek duyulursa ameliyat er¬telenebilir.

KARDİYOVASKÜLER FONKSİYON: Ameliyat öncesinde EKG, efor testi, eko, doppler (karotis veya periferik), miyokard sintigrafisi, anjio raporları ve tüm kan bulguları tekrar değerlendirilmelidir. Gerekli görülenler tekrarlanmalı ve değerlendirilmelidir. Hastanın kan basıncı; nabız hızı ve ritmi; solunum fonksiyon testi, ödem; ekstremitelerde ısı ve renk değişimi; halsizlik ve nefes darlığı yönünden değerlendirilmelidir.

PULMONER FONKSİYON: Amfizem ve bronşektazi gibi pulmoner hastalıklar CO² ve O² değişimini engelleyerek ameliyat ris¬kini artırırlar ve pulmoner enfeksiyonların gelişmesine neden olurlar.

      Pulmoner fonksiyon bozukluklarını saptayabilmek için hasta; nefes darlığı, hırıltılı  solunum, çomak parmak, göğüs ağrısı ve öksürürken bol miktarda temiz ya ¬da pürülan balgam çıkarması yönünden gözlenmelidir. Ayrıca hastanın sigara içme durumu, solunum allerjisi ve solunum en¬feksiyonu da araştırılmalıdır. Tanı koymak amacıyla akciğer filmi, akciğer fonksiyon testleri ve kan gazı değerleri değerlendirilmelidir.

RENAL FONKSİYON: Ameliyat olacak hastanın renal fonksiyonu; sıvı-elektrolit dengesinin korunması ve artık ürünlerin bedenden atılabilmeleri için yeterli olma¬lıdır. Renal fonksiyonu değerlendirmek için hasta; sık idrar, disüri ve anüri yönünden gözlenmelidir. Ayrıca idrarın görünümü de (açık sarı, bulanık ya da kanlı) değerlendirilmelidir. İdrarda eritrosit ya da lökositlerin bu¬lunması; enfeksiyon, böbrek taşı ya da tümörünü, protein bulunması; renal hastalığı, glikoz bulunması; diyabetes mellitusu düşündürebilir. İdrar dansitesinin  1010’ un altında olması, böbreklerin idrarı konsantre et¬mediğini; dansitenin 1025’ in üzerinde olması ise hastanın dehidratasyonda olduğunu gösterir. Ameliyat öncesinde renal fonksiyonun değerlendirilmesi için idrar tetkiki ve kan üre nitrojeni (BUN) ya da üre kraetinin  testleri yapılır ve değerlendirilir.

GASTROİNTESTİNAL FONKSİYON: Ameliyat öncesi dönemde, gastrointestinal sisteme yönelik sorunlar tedavi edilmeli ve sıvı-elektrolit kayıpları varsa karşılanmalıdır.

KARACİĞER FONKSİYONU: Karaciğer fonk¬siyon testleri yapılmalıdır. Karaciğer yetersizliği varsa yara iyileşmesi gecikir ve enfeksiyon riski artar.

ENDOKRİN FONKSİYON: Endokrin bez¬lerin fonksiyonu, özellikle troid bezin fonk¬siyonu, ameliyat riskini en aza indirmek için değerlendirilmelidir. Hipertroidizm, ameliyat sırasında ve sonrasında troid krizine, hipotroidizm ise anestezi sırasında hipotansiyon ve kardiyak arreste neden olabilir. Bu nedenle troid bezine İlişkin so¬runlar ameliyat öncesi dönemde tedavi edilmelidir. Kontrol altına alınmamış diyabetes mellitus da ameliyat riskini önemli de¬recede artırır. Diyabetli hastalarda yara iyileşmesi gecikir ve enfeksiyon riski artar. Ameliyat öncesi bakım planında mutlaka diyeti ve ilaç tedavisinde bu konu göz önünde bulundurulmalıdır.

NÖROLOJİK FONKSİYON: Ameliyat öncesinde, nörolojik muayeneyle, hastanın kraniyal sinirleri, alt ve üst ekstremite ref¬leksleri, duyu refleksleri  değerlendi¬rilmelidir. Ameliyat riskini artıran ciddi nörolojik durumlar arasında epilepsi ve parkinson hastalığı sayılabilir. Ameliyat öncesi dönemde baş ağrısı, baş dönmesi, kulak çınlaması, pupillerin eşit olmaması ve konvülsiyon hikayesi önemli nörolojik bul¬gulardır.

HEMATOLOJİK FONKSİYON: Tüm ame¬liyatlarda kan kaybı olur. Pıhtılaşma sorunu olan hastalarda kanama ve şok riski önemli ölçüde artar. Bu ne¬denle hasta hematolojik yönden dikkatli bir şekilde değerlendirilmelidir. Hastanın değerlendirilmesinde kanamaya yatkın olma; diş çekiminden ve traştan sonra aşırı kanama, burun kanaması; hepatik ya da renal hastalık; antlkoagülan ilaç kul¬lanma; anormal kanama zamanı ve protrombin zamanı ya da trombosit sayısı dikkate alınmalıdır. Gerekli durumlarda ameliyat öncesinde kan trans-füzyonu uygulanabilir. Ameliyat sırasında ve sonrasında kan transfüzyonu gerekebileceğinden yeterli miktarda kan hazır bulundurulmalı ve taze kan alınabilmesi için hasta yakınları da hazır bulunmalıdır.

KULLANILAN İLAÇLAR: Ameliyat önce¬sinde hastanın tedavi amacıyla (reçeteli) ya da kendi isteğine bağlı (reçetesiz) kul¬landığı ilaçlar pıhtılaşmayı etkileyerek ve anestezik ilaçlarla istenmeyen etkileşime gi¬rerek ameliyat riskini artırabilir. Hastanın herhangi bir ilaca karşı alerjisi olup olmadığı öğrenilmelidir. Ameliyat olacak hastada sorun yaratabilecek ilaçların bazıları şöyle sıralanabilir.

• Antikoagülanlar, Antiagrean ve Clopidogral; Cerrahi ekibin istemine göre ameliyattan önce kesilmelidir. 

• Antibiyotikler; anestezik ilaçlarla etkileşerek istenmeyen etki oluşturabilirler.

• Trankilizanlar; kan basıncını düşü¬rerek şoka neden olabilirler.

• Thiazid diüretikler; potasyum ve sıvı kaybına neden olabilirler.

• Steroidler; uzun süre kullanıldıysa, adrenal bezlerin korteksi baskılanır. Stres durumunda yeterince steroid hormon salınamaz ve hastanın anestezi ve ame¬liyat stresiyle başetmesi güçleşir.

• Antianjinal ilaçlara ameliyat sabahı da dahil olmak üzere devam edilmelidir.(iskemi atağını önlemek için)



YASAL HAZIRLIK

Ameliyat olacak her hastadan, müdahalenin boyutu ne olursa olsun kesinlikle onam formu doldurulmalı ve hasta/hasta yakınından imzalı onay alınmalıdır. Yazılı ve imzalı  onam hem hasta hem de sağlık personeli için yasal güvencedir. Onam im¬zalatılmadan önce hastaya, ameliyat hakkında yeterli açıklama, gerekirse tablo ve şeklilerden de yararlanılarak yapılma¬lıdır. Hastaya ameliyatın olası komplikasyonları, gelişebilecek şekil bozuklukları, ölüm riski anlatılmalıdır. Hasta, her¬hangi bir organı çıkarılacaksa bil¬melidir. Yapay organ, greft, kapak, kalp vb. nakil uygulamaları için ayrı onam alınmalıdır.

Erişkin hastalar bilinçleri açıksa, onamlarını imzalayabilirler. Bilinci açık olmayan ve 18 yaşından küçük o!an has¬taların onamları, birinci derecede sorumlu yakını tarafından imzalanır. Onam, hastanın kalıcı kayıtlarından biridir ve hasta ameliyata alınmadan önce mutlaka kontrol edilmelidir.



AMELİYAT ÖNCESİ EĞİTİM

Ameliyat olacak hastanın hazırlığında "açıklama” ve "eğitim” anahtar ke¬limelerdir. Basit bir kelimenin açıklanması, hastanın korkusunu gidererek ciddi anksiyete gelişmesini önleyebilir. Ameliyat öncesi dönemde hastaya; her aşama, tüm testler ve uygulamalar önceden açıklan¬malıdır. Testler genellikle karmaşık olduğundan, hemşire tarafından hastaya anlayabileceği şekilde açıklanmalıdır. Ameliyat sonrası dönemin sorunsuz geçiri¬lebilmesi için hastaya belli konularda eğitim yapılmalıdır.

Ameliyat öncesi dönemde uy¬gulanacak eğitim, yapılacak ameliyata ve hastanın durumuna göre farklılık gösterse de ameliyat olacak hastalara;

• Solunum ve akciğer egzersizleri

• Yatak içi mobilizasyon

• Ekstremite egzersizleri

• Beslenme

• Kullanılan ilaçlar ile ilgili eğitim verilmelidir.

Yapılan araştırmalar, ameliyat öncesi dönemde iyi hazırlanıp, yeterli bilgi verilen hastaların, yeterli bilgi verilmeyen hastalara göre daha kısa sürede iyileştiklerini ve hastaneden daha çabuk taburcu ol¬duklarını göstermiştir. Hemşirenin öğretme işlevi her hasta için farklılık gösterebilir, bununla beraber hemşire hasta eğitiminde temel öğretim ilkelerini esas almalıdır.

Hasta eğitiminde uyulması gereken ilkeler şunlardır:

• Cerrahın, hastaya ne kadar açıklama yaptığı öğrenilerek, hastada kuşkuya neden olacak farklı açıklamalar yapılmamalı,

• Gerektiğinden fazla bilgi verilmesi hastada anksiyete yaratabileceğinden, hastayla iyi bir görüşme yapılarak ne kadar bilgiye İhtiyacı olduğu belirlenmeli,

• Hastanın anlayacağı terimlerle açıklama yapılmalı,

• Hastaya bir kerede fazla bilgi verip bunaltmamak için eğitim planlı, kısa süreli ve sık aralıklı olmalı,

• Hastanın soru sorabilmesi için ye¬terli zaman ayrılmalı,

• Eğitimde tüm görsel işitsel araçlardan yararlanılmalı,

• Hastadan, öğretilen yeni beceri ya da tekniği yaparak göstermesi istenmeli,

• Hasta ailesi ya da yakınları ame¬liyat öncesi hazırlık ve eğitim aktivitelerine katılmalıdır.

Ameliyat öncesinde yapılan eğitimin etkinliği; ameliyat sonrasında hastanın kendi bakımına aktif olarak katılmasıyla ve sorun gelişmeksizin kısa sürede iyileşmesiyle değerlendirilebilir.

Ameliyat öncesinde hastaya so¬lunum ve akciğer egzersizleri, yatak içi mobilizasyon, ekstremite egzersizlerinin eğitimi için en uygun zaman ame¬liyattan önceki günün öğleden sonrası ya da gecesidir. Açıklamalar ameliyattan birkaç gün önce yapılırsa hasta unutabilir ya da ameliyattan hemen önce yapılırsa endişeli olduğu için dinlemeyebilir.

Solunum ve akciğer egzersizleri: Ame¬liyat sonrasında hastalar için uygun so¬lunum şekli diyafragmatik-abdominal so¬lunumdur. Hastaya, bu solunumun nasıl yapılacağı gösterilmeli ve hastadan ya¬parak göstermesi istenmelidir. Hastaya öksürük egzersizleri öğretilmelidir. Bu eg¬zersizleri oturur ya da yatar po¬zisyondayken yapabilir, önemli olan ame¬liyat yerinin desteklenmesidir. Bu amaçla küçük bir yastık ya da katlanmış havlu kul¬lanılabilir. Hastaya ameliyat yerini nasıl destekleyeceği gösterilmelidir.

Yatak içi mobilizasyon: Torakotomi yapılan ameliyatlarda sternumun korunması amacıyla hastanın yan dönmemesi, hasta ve ailesine anlatılmalıdır. Karyola üzerinde bulunan tutunma askısı yardımıyla kalkma ve oturma hareketleri yapabileceği, kollarını arkaya bastırmaması, gerinme hareketini yapmaması, bir yandan diğer yana dönme uygulaması yapmaması gerektiği belirtilmelidir. Sırt üstü pozisyonda sadece sırtın yastıkla desteklenerek en fazla 30-40 derece yan yatmasının doğru olduğu gösterilerek anlatılmalıdır. Ameliyat sonrası 45 derece ya da dik oturmanın akciğer fonksiyonlarının aktif hale gelmesine ve derin solunum egzersizlerinin rahat uygulanmasına yardımcı olacağı belirtilmelidir.

Ekstremite egzersizleri: Hastaya ameliyat öncesinde ekstremite egzersizleri öğretilmelidir. Bu egzersizler venöz dönüşü kolaylaştırır; tromboflebit gibi dolaşım problemlerini önlemeye yardımcı olur. Yatak içi pasif egzersiz olarak bacakların karına çekilip bırakılması, ayakların oynatılması gibi hareketler anlatılmalıdır.

Ameliyat sonrasında, uygunsa hasta erken dönemde ayağa kaldırılmalıdır. Ayağa kaldırma ameliyat son¬rası komplikasyonların önlenmesine yar¬dım eder.

Beslenme: Ameliyattan sonra hastaya verilecek diyet ile ilgili bilgi verilmelidir. Hasta ve yakınları hastaneye dışarıdan yiyecek getirilmemesi ile ilgili olarak uyarılmalıdır. Hastanın diyetinin diyetisyen ile ayarlanacağı ve bu konunun önemi hastaya anlatılmalı ve gerekli durumlarda hasta ile diyetisyen tanıştırılmalıdır. Olası durumlar için diyabet hemşiresi ile görüştürülür.

Kullanılan İlaçlar: Hastanın daha önce kullandığı ve yeni başlayacağı ilaçlar hakkında bilgi verilmelidir. Standart ilaç kullanma kartları tanıtılır ve kullanımı anlatılır.





HASTANIN AMELİYATTAN ÖNCEKİ GECE HAZIRLIĞI

Ameliyattan önceki gece hastanın cilt hazırlığı, gastrointestinal sistem hazırlığı, anestezi hazırlığı yapılır. Hastanın ge¬ceyi dinlenerek ve yeterince uyuyarak geçirmesi ve sağlanır. Diğer ilgili alanlarla iletişim ve koordinasyon kontrollü olarak sağlanır.

Cilt Hazırlığı: Deri yüzeyindeki mikroorganizmaların sayıları azaltılarak, enfeksiyon gelişmesi önlen¬meye çalışılır. Cilt hazırlığında cildin te¬mizlenme şekline, temizlikte kullanılacak an¬tiseptiğe, kılların alınıp alınmamasına ve kılların alınmasında kullanılacak yönteme, ameliyata göre görüş farklılıkları vardır. Hazırlık cerrahi alana en yakın özel traş odasında ameliyat günü yapılır. Kloreksidin içeren fırça ile hastanın banyosu yaptırılır.

Gastrointestinal Sistem Hazırlığı: Anes¬tezi sırasında kusma olasılığını, torakal ve abdominal insizyonlu ameliyatlarda enfeksiyon olasılığını azaltmak amacıyla yapılır. Bu hazırlık besin ve sıvı alımının kısıtlanmasını, lavman yapılmasını kapsar.

Lavman major kardiyovasküler cerrahisi ame¬liyatlarında rutin bir uygulamadır. Torako abdominal, Aorta femoral ameliyatlarda düşük / yüksek lavman uygulanır.

Anestezi Hazırlığı: Ameliyattan önceki gece anestezist, hastayı ziyaret ederek değerlendirir. Premedikasyonu belirler. Hasta anestezi ve ameliyat konusunda bilgilendirilir ve onam alınır.

İstirahat ve Uykunun Sağlanması: Hasta psikolojik ve fizyolojik olarak iyi hazırlanmışsa, ameliyattan önceki geceyi rahat geçirir. Ameliyattan önceki gece için hastanın durumuna göre sedatif verilebilir.



HASTANIN AMELİYAT GÜNÜ HAZIRLIĞI

Ameliyat günü sabahı hasta, genellikle premedikasyon yapılma saatinden bir saat önce uyandırılır. Hemşire bu arada, hasta için yapılan ameliyat öncesi hazırlığı son kez kontrol eder ve hastanın soruları varsa yanıtlar. Hasta ve ailesi görüştürülür. Hastanın ameliyata alınması ge¬cikirse hasta ve ailesine durum açıklanır.

Hasta ameliyata gitmeden önce “Hastanın ameliyata teslim formu” üzerinden kontrol edilerek hazırlıklar tamamlanır. “Cerrahi Taraf formu” doldurularak ameliyat tarafı işaretlenir ve kontrol edilir.

Hastanın özel eşyaları yakınlarına teslim edilerek, hasta yakınları bekleme salonuna yönlendirilir.

PREMEDlKASYON

Ameliyat öncesinde anksiyeteyi gi¬dermek, sekresyonları ve anestezik ilaçların yan etkilerini azalt¬mak için çeşitli ilaçlar kullanılır. Bu ilaçların belirlen¬mesinde hastanın yaşı, fiziksel ve psi¬kolojik durumu, yapılacak ameliyat ve uy¬gulanacak anestezi dikkate alınır.

Hemşire premedikasyonda kullanılan ilaçların dozlarını, veriliş yollarını, etki sürelerini ve istenmeyen etkilerini bil¬melidir. Premedikasyondan sonra karyolanın kenarlıkları kaldırılmalı, hastaya ilaçların et¬kisiyle baş dönmesi olabileceği İçin yardım istemeden kendi başına yataktan kalk¬maması söylenmelidir.

HASTANIN AMELİYATHANEYE GÖNDERİLMESİ

Hasta ameliyathaneden çağrıldığında ameliyat gömleği giydirilir, sedyeye alınır, üzeri örtülür. Hasta dosyası ile birlikte hemşire tarafından ameliyathanede anestezi teknisyenine ve sirküle hemşireye teslim edilir.

Hasta yakınları bekleme salonuna yönlendirilirken ameliyattan sonra doktorunun bilgi vereceği söylenir. Yoğun bakımın ve ameliyathane hasta/hasta yakını bilgilendirme formu okutulur. Kamera sistemi hakkında bilgilendirilir.