| Özet:
Bu çalışmanın amacı, yoğun bakımda çalışan hemşirelerin bireysel performans standartlarından öz etkililik yeterlilik düzeyinin belirlenmesidir. Materyal ve Yöntem: Araştırmada tanıtıcı bilgilerin yer aldığı anket formu ve Öz Etkililik Yeterlilik Ölçeği kullanılarak 2 Ocak- 29 Şubat 2008 tarihleri arasında yapılmıştır. Araştırma bir Üniversite Hastanesinin Anesteziyoloji ve Reanimasyon, Genel Cerrahi Yoğun Bakım, Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Yoğun Bakım Kliniklerinde yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini ulaşılabilen 33 hemşire oluşturmuştur. Ege Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Etik Komitesi’nden etik izin alınmıştır. Veriler ManWitney U, Kruskal-Valis ve Korelasyon analizi ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Araştırma katılan hemşirelerin yaş ortalaması 27’dir. Hemşirelerin %42.4’ünün bu meslekte çalışma süresi ve %63.6’sının şu an bulunduğu klinikte çalışma süresi 0-3 yıl arasındadır. Hemşirelerin öz etkililik yeterlilik toplam puanının 58.87±7.19 olarak orta düzeyde olduğu saptanmıştır. Öz etkililik yeterlilik ölçeği alt gruplarından; davranışa başlama, sürdürme ve engellerle mücadele etme düşük puan aralığında iken, davranışı tamamlama yüksek puan aralığındadır. Hemşirelerin bazı değişkelerine göre öz etkililik-yeterlilik toplam puan ve alt grup puanları incelendiğinde; çalıştıkları kliniklere ve şu an bulunduğu klikteki çalışma süresine göre anlamlı farkın olmadığı buna karşın, hemşire olarak çalışma süresinde davranışı sürdürme alt grubunda 4-6 yıl çalışanların anlamlı olarak daha yüksek puan aldığı saptanmıştır. Sonuç olarak hemşirelerin öz etkililik-yeterlilik toplam puanının orta düzeyde olduğu ve bu meslekte çalışma süresi arttıkça performans standartlarından davranışı sürdürmenin de attığı görülmüştür. Özellikle göreve yeni başlayan hemşirelere bireysel performans standartlarını güçlendirici eğitimlerin verilmesi ve klinik desteğin sağlanmasını önermekteyiz. Anahtar Kelimeler: Öz etkililik-yeterlilik, performans, hemşire Giriş Öz etkililik-yeterlilik kavramı ilk kez Albert Bandura tarafından 1977 yılında, “Bilişsel Davranış Değişimi” kapsamında ileri sürülmüştür. Güçlü bir bireysel yeterlilik duygusunun daha sağlıklı olma, daha yüksek başarı ve daha yeterli sosyal bütünleşme ile ilişkili olduğu bulunmuştur. Öz etkililik yeterlilik kavramı iş başarısı, emosyonel bozukluklar, mental ve fiziksel sağlık, kariyer seçimi ve sosyopolitik değişim gibi pek çok farklı alanda kullanılabilmektedir (2,4,6). Birey bir sonuca ulaşabileceğine inanıyorsa, daha etkin davranır ve yaşamının gidişini kendisi belirler. Bu “yapabilirim” inancı, bireyin içinde bulunduğu koşulları kontrol altına alma duygusunu yansıtır. Öz etkililik yeterlilik, bireyin nasıl hissedeceği, düşüneceği ve davranacağını belirleyen önemli bir özelliğidir. Düşük öz etkililik yeterlilik duygusu depresyon, anksiyete ve çaresizlik ile birliktedir. Ayrıca böyle bireyler düşük öz güvene sahiptirler ve bireysel başarıları ve gelişimleri hakkında kötümser düşünceler beslerler. Güçlü bir bitirme hissi ise, işlemleri kavramayı kolaylaştırır ve bireysel performansı artırır. Öz etkililik yeterlilik düzeyi, harekete geçmek için güdüleri engelleyebilir ya da artırabilir. Öz etkililik yeterliliği yüksek olan bireyler daha karmaşık ve riskli görevleri seçebilirler, hedefleri yüksektir ve bu hedeflere ulaşmak için azimle çalışırlar. Eylemler önce düşünce planında şekillenir ve insanlar öz etkililik yeterlilik düzeylerine göre iyimser ya da kötümser senaryolar kurarlar. Eyleme başlanıldığında, öz etkililik yeterlilik algısı yüksek olanlar daha çok çaba harcarlar ve bunu öz etkililik yeterlilik algısı düşük olanlardan daha fazla sürdürürler. Bir engelleme ile karşılaşıldığında ise, öz etkililik yeterlilik algısı yüksek olan bireyler kendilerini çabucak toparlayıp hedeflerine ulaşmak için mücadeleyi sürdürürler (1,3,7). Performans ve bakım standartları birbirinden ayrılmaz kavramlardır ve çağdaş yoğun bakım hemşiresinin vizyonunu tanımlamaktadır. Bu standartlar, yoğun bakım hemşiresinin rollerini ve bunları etkileyen etkenleri de açıklamaktadır. Yoğun bakım hemşiresinin görev ve yetkileri, hemşirenin sorumluluk alma ve yeterlilik duygusu gibi özellikleri ile tanımlanmaktadır. Yoğun bakım hemşirelerinin performans standartlarına ulaşması, bakımın kalitesinin artması açısından önemlidir. Etkili uygulamalar yapabilmek için yoğun bakım hemşireleri, profesyonel performans standartlarını bireysel olarak geliştirmek açısından sorumluluk almalıdır. Sorumluluk almanın ilk koşulu bilgi, beceri ve yetkiyi kullanabilmektir. Hemşirelik kuramcılarından Orem’in hemşirelik anlayışı da bireyin kendi potansiyel gücünü kullanmasına yardım etmeyi içermektedir. Bu bağlamda, yoğun bakımda çalışan hemşirelerin öz etkililik yeterlilik düzeylerinin belirlenmesi ve bu becerilerini geliştirecek yönde hizmet içi eğitim programları gibi etkinliklerin planlanması önem taşımaktadır (4,9,10). Bu çalışmanın amacı, yoğun bakımda çalışan hemşirelerin bireysel performans standartlarından öz etkililik yeterlilik düzeyinin belirlenmesidir. Yöntem: Araştırmada hemşirelerin tanıtıcı bilgilerin yer aldığı anket formu, Öz Etkililik Yeterlilik Ölçeği (ÖEYÖ) kullanılmıştır. Sherer ve arkadaşları tarafından geliştirilen ölçeğin Türkçe formunun güvenilirlik ve geçerliliği Gözüm ve Aksayan tarafından yapılmış, Cronbach alfa katsayısı 0.81, test-tekrar test güvenilirliği 0.92 olarak bulunmuştur. Ölçek herhangi bir alana özgü olmayan, bir anlamda, genel öz etkililik-yeterlilik algısını ölçmektedir. Yirmi üç maddeden oluşan 5’li Likert tipi ölçekten en az 23, en fazla 115 puan alınabilmektedir. ÖEYÖ’nin alt grupları, madde sayısı ve puan aralığı Tablo 1’de gösterilmiştir. Alınan toplam puanın yüksek olması, genel öz etkililik-yeterlilik algısının yüksek olduğunu göstermektedir (7). Tablo 1: ÖEYÖ’nin alt grupları, madde sayısı ve puan aralığı Alt gruplar Madde sayısı Puan aralığı Düşük Orta Yüksek Davranışa başlama (DB) 8 8-40 8-18 19-29 30-40 Davranışı sürdürme (DS) 7 7-35 7-16 16.5-25.5 26-35 Davranışı tamamlama (DT) 5 5-25 5-11 12-18 19-25 Engellerle mücadele (EM) 3 3-15 3-7 7.5-11.5 12-15 Toplam (ÖEY) 23 23-115 23-53 54-84 85-115 Çalışma 2 Ocak-29 Şubat 2008 tarihleri arasında yapılmıştır. Araştırma Ege Bölgesinde yer alan bir Üniversite Hastanesinin Anesteziyoloji ve Reanimasyon AB, Genel Cerrahi Yoğun Bakım Ünitesi (YBÜ), Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Yoğun Bakım Ünitesi’nde (YBÜ) yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini Anesteziyoloji ve Reanimasyon AB, Genel Cerrahi YBÜ, Göğüs Kalp Damar Cerrahisi YBÜ’sinde çalışan ulaşılabilen tüm hemşireler oluşturmaktadır. Araştırmadan elde edilen veriler bilgisayarda SPSS for window’s 13.0 programında değerlendirilmiştir. Bulgular ve Tartışma: Araştırma katılan hemşirelerin yaş ortalaması 27’dir. Araştırmaya katılan hemşirelerin %36.4’nü Genel Cerrahi YBÜ’inde, % 30.3’ü Anestezi YBÜ’sinde, % 33.3’ü Kalp Damar Cerrahisi YBÜ’inde çalıştığı ve %81.8’sinin lisans mezunu olduğu belirlenmiştir. Örneklemdeki hemşirelerin, %51.5’i bekar, %66.7’si çocuk sahibi değil, % 69.7’sinin gelir gideri birbirine eşittir. Hemşire olarak çalışma süresi 0-3 yıl olanlar % 42.4, şu anki klinikte çalışma süresi 0-3 yıl olanlar %63.6’dır (Tablo 2). Cerrahi Yoğun Bakım Ünitelerinde çalışan hemşirelerin sosyodemografik profillerinden, yetişkin (üretken) dönemde oldukları ve mesleki gelişimleri için gereken çabayı gösterebilecek nitelikte bir grup olduğu görülmektedir. Tablo 2: Hemşirelerin Tanıtıcı Özellikleri Değişken n % Çalışılan Yoğun Bakım Ünitesi (YBÜ) Genel Cerrahi YBÜ Anestezi YBÜ Kalp Damar Cerrahisi YBÜ 12 10 11 36.4 30.3 33.3 Öğrenim Durumu Sağlık Meslek Lisesi Önlisans Lisans Yüksek lisans 2 1 27 3 6.1 3.0 81.8 9.1 Medeni Durum Bekar Evli 17 16 51.5 48.5 Çocuk Sahibi Olma Durumu Olan Olmayan 11 22 33.3 66.7 Gelir-Gider Durumu Gelir giderden az olanlar Gelir gidere eşit olanlar Gelir giderden fazla olanlar 9 23 1 27.3 69.7 3.0 Hemşire Olarak Çalışma Süresi 0-3 yıl 4-6 yıl 7-9 yıl 10 yıl ve üzeri 14 8 8 3 42.4 24.2 24.2 9.1 Şu anki Klinikte Çalışma Süresi 0-3 yıl 4-6 yıl 7-9 yıl 10 yıl ve üzeri 21 5 5 2 63.6 15.2 15.2 6.1 Toplam 33 100.0 Hemşirelerin öz etkililik yeterlilik toplam puanının 58.87±7.19 olarak orta düzeyde olduğu saptanmıştır. Öz etkililik yeterlilik ölçeği alt gruplarından; davranışa başlama 15.00±3.65, davranışı sürdürme 14.00±3.80, davranışı tamamlama 20.21±2.94, engellerle mücadele 9.66±2.97’tır (Tablo 3). Davranışa başlama, sürdürme ve engellerle mücadele etme düşük puan aralığında iken, davranışı tamamlama yüksek puan aralığındadır. Tablo 3: Hemşirelerin ÖEYÖ puan ortalamaları Ölçek ve Alt Grupları n:33 _ X Sd Davranışa Başlama 15.00 3.65 Davranışı Sürdürme 14.00 3.80 Davranışı Tamamlama 20.21 2.94 Engellerle Mücadele 9.66 2.97 Toplam Puan 58.87 7.19 Bu değerler incelendiğinde; hemşirelerin davranışı başlama, sürdürme ve engellerle mücadele etmede güçlük yaşadıkları ancak buna karşın davranışı tamamladıkları görülmektedir. Oysa sağlık hizmetinin önemli bir uygulayıcısı olan hemşireler, bireylerin sağlıkla ilgili davranış değişikliklerini başarılı bir şekilde başlatmaları ve sürdürebilmeleri için en iyi stratejileri ve son gelişmeleri her zaman yakından takip etmek zorundadırlar (5). Bunu sağlayabilmek için; hemşireler önce öğrendikleri bilgi ve becerileri kendi bireysel yaşamlarında kullanabilmeli ve istendik davranışlar geliştirebilmelidir. Yiğitbaş (2003) ve Aksayan (1998) davranışların başlatılması ve sürdürülmesinde öz-etkililik algısının önemli bir belirleyici olduğunu belirtmiştir. Hemşirelerin bazı değişkelerine göre öz etkililik-yeterlilik toplam puan ve alt grup puanları incelendiğinde; çalıştıkları kliniklere ve şu an bulunduğu klikteki çalışma süresine göre anlamlı farkın olmadığı buna karşın, hemşire olarak çalışma süresinde davranışı sürdürme alt grubunda 4-6 yıl çalışanların anlamlı olarak daha yüksek puan aldığı saptanmıştır. Hemşirelerin çalıştığı klinikten memnuniyet düzeyi 0-5 skala ile değerlendirildiğinde ortalama memnuniyet puanının 3.27 olduğu belirlenmiştir. Hemşirelerin yaş ve memnuniyet ortalaması ile ÖEYÖ puanı arasında anlamlı bir ilişkinin olmadığı saptanmıştır. Hemşirelerin deneyim yılı ile birlikte davranışı sürmenin arttığı görülmüştür. Benner’in “acemilikten uzmanlığa teorisine” göre hemşire acemilik, ilerleme, yeterli olma, beceriklilikten sonra uzmanlığa ulaşmaktadır. Beceriklilik 3-5 yıl sonra kazanılmaktadır. Becerikli hemşire mevcut görünen durumdan daha fazlasını algılar ve öz etkililik yeterlilik düzeyi artar. Keskin (2006), Aksayan (1998) ve Otacıoğlu’nun (2008) öğrencilerle yaptıkları çalışmada öğrencilerin yaşlarının artmasıyla birlikte ÖEY puanının arttığı görülmüştür. Öz etkililik birikimimin en önemli kaynağı olarak da, bireyin istenen/gerekli davranışı göstermedeki önceki başarılı deneyimleri kabul edilmektedir. Hemşireler değiştirilebilir ve etkilenebilir özelliği olan öz etkililik yeterlilik algısının geliştirilmesi yönünde girişimlerde bulunurken, duruma özel davranış değişimi için bireyin kendi başarısına ilişkin algısını güçlendirmeye çalışmalıdırlar. Bu konuda Çam’ın (2006) yaptığı araştırmaya göre hemşirelerin farkındalığını artırmaya yönelik geliştirilen eğitim programı öncesi ve sonrasındaki, ÖEYÖ puanlarında anlamlı artış olmuştur. Yoğun bakım hemşirelerinin performans standartlarına ulaşması ve bakım kalitesinin artması için öz etkililik yeterlilik algısını artırıcı eğitimlerin sürekliliği ve uygun ortamın sağlanması önemlidir. Sonuç: Sonuç olarak hemşirelerin öz etkililik-yeterlilik alt boyutlarından davranışa başlama, sürdürme, engellerle mücade etme puanlarının düşük olduğu, davranışa başladıklarında o davranışı tamamlama puanının yüksek olduğu ve toplam öz etkililik yeterlilik puanının orta düzeyde olduğu bulunmuştur. Performans standartlarına ulaşılması ve bakım kalitesini arttırmak için hemşirelerin öz güvenini artırıcı, bireysel başarı ve gelişimlerini destekleyici girişimlere gereksinim vardır. Kaynaklar 1. Andrew S. Self-efficacy as a predictor of academic performance in science. J Adv Nurs 1998;27:596-603. 2. Aksayan S, Gözüm S Olumlu sağlık davranışlarının başlatılması ve sürdürülmesinde öz-etkililik (kendini etkileme) algısının önemi, Cumhuriyet Üniversitesi HYO Dergisi, 1998; 2(1), 35-42 3. Bandura A. Self-efficacy mechanism in human agency. Ame Psychol 1982; 2:122-147. 4. Çam O, Engin E. Psikiyatri kliniğinde çalışan hemşirelerde farkındalık eğitiminin bireysel performans standartlarına etkisi. Anadolu Psikiyatri Dergisi 2006; 7:82-91 5. Damrosch S (1991) General strategies for motivating people to change their behavior. Nurs Clin North Am, 26(1):833-843. 6. Erel,D. The concept of self efficacy and self –efficacy performance relationship. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi, 2000. Cilt 55, Sayı 4, s. 13-35, 7. Gözüm S, Aksayan S. Öz-Etkililik-Yeterlik ölçeğinin Türkçe formunun güvenirlilik ve geçerliliği. Atatürk Üniversitesi HYO Dergisi 1999; 2:21-34. 8. Keskin Ü.G, Orgun F. Öğrencilerin öz etkililik-yeterlilik düzeyleri ile başa çıkma stratejilerinin incelenmesi. Anadolu Psikiyatri Dergisi 2006; 7:92-99 9. Sherer M, Adams CH. Construct validation of the self-efficacy scale, Psychological Reports, 1983. 53, 899-902 10. Otacıoğlu S G. Müzik öğretmenliği okul deneyimi uygulamalarına katılan öğretmen adaylarının öz etkililik-yeterlilik düzeylerinin incelenmesi. C.Ü. Sosyal Bilimler Dergisi Mayıs 2008 cilt : 32 no:1 163-170 11. Yiğitbaş Ç, Yetkin A. Sağlık yüksekokulu öğrencilerinin öz-etkililik-yeterlik düzeyinin değerlendirilmesi. C.Ü. Hemşirelik Yüksek Okulu Dergisi 2003; 7:6-13. |
Şok Diyet
Zaten yemek yeme konusunda beynimizi istediğimiz gibi kontrol edebiliyor olsaydık bugün için şişmanlık bir problem olmaktan çıkacaktı. Dolayısıyla henüz böyle bir gelişme olmadığı için fazla kilolarımızdan kurtulmak istiyorsak kesinlikle beslenme programımızı düzenlememiz gerekmektedir. Daha önceden bahsettiğimiz özel davetler söz konusu olduğunda ise durum daha da vahimdir. çünkü kilo vermek için çok daha az vaktimiz vardır. Bir an önce o özel günde giyeceğimiz elbiseye sığmalıyız. O gün herkes ne kadar kilo verdiğimizi söylemeli. O gün ortamda kendimizi fit hissetmeliyiz. Kalan kısa sürede çok hızlı kilo vermenin formülü ise şok diyetlerdir.